17 Ekim 2016 Pazartesi

KATİL TAYYİP’İN GÖTÜ YİYORSA, BU MADDEYİ YENİ ANAYASA’YA YAZDIRSIN

BU SİTE KATİL TAYYİP'İN EMRİYLE TÜRKİYE'DE ENGELLENMİŞTİR
This internet site was blocked in Turkey by the killer Tayyip's order.









KATİL TAYYİP’İN GÖTÜ YİYORSA,  BU MADDEYİ  YENİ  ANAYASA’YA YAZDIRSIN:

YENİ ANAYASA’YA EKLENECEK YENİ MADDE:


"Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Başkanlığına aday şahıslar, hiçbir hastalığı bulunmadığına dair üç ayrı kurumda check-up yaptırır ve hazırlanan raporlar doğruluğu taahhüt edilerek noterde onaylatılır."

Tayyip’in götü yiyorsa, kamuoyuna sunduğum bu maddeyi, hazırlayacağı yeni anayasanın başına koysun…

Hodri meydan…


Kenan Akkuş (esrehber)



GERÇEKLERİ KAMUOYUNA SUNDUĞUM İÇİN, TAYYİP VE ÇETESİNCE ENGELLENEN SİTELERİM:
BİLGİSAYARINIZA ENGEL KALDIRICI PROGRAM YÜKLEYEREK BU SİTELERİMİZE ULAŞABİLİRSİNİZ



SURİYE VE IRAK SINIRINDA GİZLİ TÜNELLER

Nusaybin, Akçakale ve Yayladağı sınırlarına çok sayıda gizli tünel yapılmış. 

Yer altındaki bu gizli tünellerin diğer ucu Suriye ve Irak topraklarına çıkıyor. 

Tüneller önceleri kaçakçılıkta kullanılıyordu.

Şimdi IŞİD denilen terör örgütünün ayak yolu olduğu gibi, Tayyip’in kiralık katilleri ve MİT’çiler kullanıyor.

Dahası, IŞİD petrolünün büyük bölümü bu tünellerden Türkiye’ye borularla taşınıyor. En az 10 tünele petrol nakil borusu döşenmiş.

Onlarca kilometreyi bulan bu tünellerden en kısa olanı Nusaybin’deki girişi Maryakup kilisesinin altında ve özellikle MİT elemanları kullanıyor. 

Akçakale ve Yayladağı sınırındaki tünellerde raylı sistem var ve elektrikle çalışıyor.

Tünellerin girişi bina altlarında olduğu için görünmüyor.

Tayyip’in kiralık katilleri IŞİD, Akçakale ve Yayladağında girişi bulunan sekiz tüneli kullanarak Suriye topraklarına silah, mühimmat ve gıda maddeleri taşıyor.

Yaralı IŞİD teröristleri de bu tüneller kullanılarak Türkiye’ye taşınıp tedavi ediliyor.

Tayyip, Esad’a düşman görünse de, üç hain MİT’cisine emir vererek, Esad’a ihanet eden çok sayıda subayı Yayladağı tünelinden geçirerek Esad’ın ordusuna teslim etti.

Kamuoyunun bilgisine

Kenan Akkuş (esrehber)

NOT: Okuduğunuz bu bilgiler, Tayyip ve çetesinin, teröristlerin, katillerin, kaçakçıların, hırsızların, arsız ve namussuzların sırrıdır.
Devlet sırrı değildir.
Üçüncü ve dördüncü şahıslara duyurulur...







ÖLMEK, ÖLDÜRÜLMEK BU VATANIN GENÇLERİNİN KADERİ DEĞİLDİR.
KADERİ KATİL TAYYİP TAYİN ETMİŞTİR.
BEDEL, TAYYİP’İN BEDELİDİR…


“HANGİ DİLDEN ANLIYORLARSA O DİLDEN KONUŞURUM” DİYEN BİR AKIL HASTASIYLA SİZLER DE AYNI DİLDEN KONUŞMALISINIZ…

ÖZGÜRLÜĞE GİDEN YOLDA HER ŞEY MUBAHTIR…

SUİKAST BİLE…

Güneydoğu’da “ terörle mücadele” yok…
Resmen savaş var…
Ortadoğudaki savaş, ülkemize nihayet girdi…
PKK’nın 300 ton bombayı asfaltlara gömmesine gözyuman Tayyip:
“Şehidler veriyoruz. Bu bedeli vermek zorundayı” dedi…
“Bedel”miş…
Evlatları Burak, Bilal ve Berat, gemicikleriyle IŞİD petrolünü dünyaya pazarlatırken…
Kendi bedelini, fakir-fukaranın evlatlarına canıyla ödetiyor…
Şerefsiz pislikler…
Allah belanızı versin…

Kenan Akkuş (esrehber)









ESKİŞEHİR’DE GÖREVLİ POLİS KARDEŞİME İKİ ÇİFT LAFIM VAR

Sevgili polis kardeşim,

Tam on senedir benimle muhatap oluyorsun.
On sene içinde benim bir suçuma şahit oldun mu?
Suçumdan dolayı karakolda ifademi aldın mı?
Suçumdan dolayı yargılandığım oldu mu?

Oysa sen her şeyin farkındasın ama katillere ve onların rüşvetçi savcılarına, hakimlerine eşeklik yaparsın…
Ne emrediyorlar sana?
“-Kenan Akkuş’u yakala, at nezarethaneye…”
“-At cezaevine…”
“-At tımarhaneye…”
Sen de denileni fazlasıyla yaparsın, çünkü Kenan Akkuş’un suçlu olup olmadığı seni ilgilendirmez. Sallarsın başını, alırsın maaşını…
Seni böyle eğitmiş işte…
Oysa eşekler sallar başını…
Sen eşek misin?
Hiç mi onurun, şerefin yok?

Bu şehirde savcı olmadığını, mafyaların eşeği haline geldiğini benden daha iyi biliyorsun.
Yasadışı işler yaptıklarını biliyorsun…
Şahit olduğum cinayetleri örtbas ettiklerini biliyorsun…
Tarihi eser kaçakçılığından pay aldıklarını biliyorsun…
Sahte ruhsatlı kaçak villaları örtbas etme karşılığında milyonlarca lira rüşvetlerin havalarda uçuştuğunu benden daha iyi biliyorsun…
Kara para akladıklarını, BUDA bar’da uyuşturucu sattıklarını benden daha iyi biliyorsun…
Bankaları hortumladıklarını, vergi kaçırdıklarını, devletin kurumlarından soygunlar yaptıklarını da biliyorsun…

Her şeyi biliyorsun…
Fakat bilmek istemediğin bir konu var:
“Ben kimin hesabına çalışıyorum?”
“Devletin anasını siken orospu çocuklarının hesabına mı çalışıyorum?”
“Devletin malına sahip çıkan şerefli insanları mağdur edenlere yardımcı mı oluyorum?”
“Suç işleyen savcı ve hakimlerin suçlarına ortak mı oluyorum?”
“Aldığım maaşı hak ediyor muyum?”

Hadi bir sor kendine…
Cevap verebiliyorsan sen şerefli bir adamsın…
Cevap veremiyorsan orospu çocuğunun tekisin…
Beni linç eden rüşvetçi savcılardan ve hakimlerden hiçbir farkın yok…
Resmen eşeksin… Hatta eşşoleşşeksin…
Çoluğundan, çocuğundan, eşinden dostundan utanmalısın…
Allah belanı versin…

Cinayetleri örtbas eden rüşvetçi savcıların ve hakimlerin emrini yerine getirdin ve beni yakalayıp akıl hastanesine kapattın…
Bunu defalarca yaptın…
Eline ne geçti?
Madalya mı verdiler, cebine rüşvet mi soktular?
Beni her mağdur edişinde bu ülke kaybetti…
Mutlu musun?

Hiç sordun mu kendine?
İhbar ettiğim beş adet cinayetle ilgili benden ifade alan oldu mu?
Uyuşturucu ticaretini, tarihi eser kaçakçılığını anlattım yıllarca…
Araştıran, soran soruşturan oldu mu?
Belgeler yayınladım, ses kayıtlarını deşifre ettim…
Allah’ın bir kulu belgeleri elimden aldı mı?
Şahitler gösterdim:
Dedim ki, “Eskişehir Emniyet Müdürü Savaş Yücel şahidim ve destekçimdir”
Duydun mu?
Dedim ki, “Eskişehir Valisi Kadir Çalışıcı şahidim ve destekçimdir…”
Duydun mu?
Eskişehir savcılarının ve hakimlerinin hakkımda düzenlediği tüm belgeler sahte diye bağırıp duruyorum.
Duydun mu?
Beni susturmak için heyete girmediğim halde çok sayıda bana heyet raporu düzenlenmiş…
Duydun mu?
Geriye dönük sahte mahkeme kararları havalarda uçuşuyor…
Gördün mü?
Anayasa Mahkemesi’ni bile sahte belgelerle kandırdılar…
Duydun mu?

Salla başını…. Al maaşını…
Polislik bu değil…
Polis, suçluyu yakalamakla mükelleftir…
Mağdur edilmişi iyice ezmek değil…

Seni eşek gibi kullanan orospu çocuğu savcılar ve hakimler, tam on senedir bana yapmadıklarını bırakmadı…
Yanlarına bırakacağımı sanıyor musun?
Onları affedebileceğime inanıyor musun?
Şimdi sen de bu vatan haini orospu çocuklarının destekçisi oldun…
Seni affedebileceğime inanıyor musun?
Bir gün bunların hesabını sana da soracağımı biliyor musun?

Rüşvet yiyerek beni mağdur eden orospu çocuğu savcı ve hakimlere eşeklik yapan polisim…
Sen doğru kal… Eğrileri domaltacağım…
Görürüsün…










ADANA STADYUMUNU HANGİ KATİLLER İNŞA EDİYOR? 

Stadyum ihalesini Toki Limak'a vermiş... 
Limak da teşeron olarak Alkataş İnşaat'ı ve Ilgazlar İnşaat'ı kullanıyor. 
Yüklenici firma Limak, alt yükleniciler Alkataş ve Ilgazlar ortaklığı... 


Ancak, Adanalıların bilmesi gereken bir konu var:
Alkataş İnşaat'ın sahibi Bayram Albayrak'ı tanımıyorum.
Albayraklar Holding'in ortaklarından ve Başbakan Tayyip'in bol bal kaymak sunduğu akrabası...

Ben diğer ortak olan Ilgazlar'ı çok iyi tanıyorum...
Onlar da beni çok iyi tanıyorlar.

Ilgazlar AŞ ortakları Ak Parti'nin kurucu üyeleridir ve bu sebeple tam 12 senedir Tayyip tarafından bal kaymakla beslenirler... Suratlarını görseniz hepsi öküz gibidir...

Beş adet cinayetleri vardır ve bir cinayetlerine bizzat şahit oldum...
Adamı öldürdüler, kaza süsü verdiler, tutanak tutan Eskişehir Çukurhisar Jandarma Karakolunda görevli astsubaylara rüşvet yağdırdılar.

Eskişehir Adliyesinde görevli savcılara rüşvet yağdırdılar, cinayete kurban giden Ruhi Güner isimli şahısa otopsi yaptırmadılar...

Kayıtlara "kaza" olarak geçti ve dosya kapandı...

Bizzat şahit olduğum için bu cinayeti Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçeyle ihbarda bulundum.
Başsavcı beni telefonla çağırttı..

Adliyeye gittiğimde benimle Başsavcı vekili görüştü, ismi Coşkun Mutluer'di...
Bir bana baktı, bir dilekçeme baktı ve dedi ki:

"Cinayeti gördüm diyorsun, şahitim diyorsun, yok mu bu adamın ailesi? Onlar niye şikayetçi olmuyor, suç duyurusunda bulunmuyor? Hem sana ne? Bir cinayet işlenmişse sana ne?"
Aynen böyle...

Ben de dedim ki:

Ilgazlar denen bu şahıslar Eskişehir'de mafya olarak geçinir. Beş cinayetleri var. Kara para aklıyorlar. Tarihi eser kaçakçılığı yapıyorlar. Uyuşturucu ticareti yapıyorlar... Bankaları hortumluyorlar. Birinci dereceden korunması gereken antik sit alanı üzerine yetmiş adet villa yaptılar, ilgili makamları rüşvetlerle kör ettiler. Bu 70 kaçak lüks villaya Büyükerşen sahte ruhsat düzenledi. Yaptıkları inşaat işlerinin yarısı hilekarlıkla doludur. Ucuz malzeme kullanırlar, amirlerle memurlarla işbirliği yaparlar, faturaları şişirirler, ganimeti amirlerle memurlarla bölüşürler. Bunlara bire bir şahitim. Yasadışı iş yaptıklarının belgeleri elimde. Siz kamu davası açın, ben mahkemelerde bu iddialarımı tek tek ispatlayacağım...

Başsavcı vekili Coşkun Mutluer beni tepeden tırnağa süzdü ve alayla karışık dedi ki: "Sen kimlerle uğraştığını bilmiyorsun..."

Sonra odanın kapısını açtı ve bana dışarıyı gösterdi: "Güle güle..." dedi..

Sonra polis tarafından gözaltına alındım, ellerim kelepçelendi, 112 acil ambulansıyla İstanbul'a götürüldüm, Bakırköy Mazhar Osman Akıl Hastanesi'ne kapatıldım...

Beş adet cinayetin faili AKP kurucusu Ilgazlar, yani Adana stadyum inşaatını yüklenen orospu çocukları Eskişehir savcılarına ve hakimlerine rüşveti bastırdılar ve benden kurtulmanın yolunu buldular...

Şimdi bu orospu çocukları şehrinizde bir stadyum inşaatı yapıyor…
Özelliklerini yukarıda yazdım:
Beş cinayetin faili, tarihi eser kaçakçısı, banka hortumcusu, uyuşturucu satıcısı, kara para aklayıcısı, sit alanı yağmacısı, tokatçı, sahtekar, hilekar, rüşvetçi, uçkuru bozuk namussuz şerefsiz insanlar…

Bunlara insan bile denemez.
Evli ve güzel kadınları parayla kandırıp kendilerine metres yapmakla ünlüdürler…
Onlara İstanbul boğazında birer yalı alıp padişahlar gibi hoş vakit geçirirler…

…ve bu şahıslar AK Parti’nin kurucu üyeleridir…

Yasadışı işlerinde milletvekillerini, valileri, emniyet müdürlerini, savcıları ve hakimleri kullanırlar…


Kenan Akkuş (esrehber)








BU NASIL MÜSLÜMANLIK?

Namaz kılıyorlar…
Hacc’a gidiyorlar…
Kelime-i şehadet getiriyorlar…

Oruç tutuyorlar…
Zekat (!) veriyorlar…
Ağızlarından “Allah” kelimesini düşürmüyorlar…
“Allah’a hamd olsun…”
“Allah’a emanet olun…”
“Selamün Aleyküm…”
“Allah razı olsun…”
“Hamd olsun…”

Ahmet Burak Erdoğan, Almanya Deniz Feneri Hırsızlıklarını baş kahramanlarından biri... Euro 7'den (Kanal 7) babasına taşıdığı kara para miktarı 700 milyon Euro... Tsunami felaketzedelerine gidecek para...

Sümeyye Erdoğan, hiç bir iş yapmadığı halde Devletten her ay 52 bin TL maaş alıyor.Hangi hizmetin karşılığı bu? Sözde babasının başdanışmanı... Eğer bu para devletten çıkıyorsa, Sümeyye devletin memuru olmalıydı... Sümeyye nerede ve ne zaman KPSS sınavlarına girdi ve kazandı da devlete memur oldu?

17 Aralık hırsızlık ve rüşvet operasyonu sonrasında aylardır ortaya dökülen ses kasetleri gösteriyor ki: Bilal Erdoğan babasına gelen rüşvetleri kabul ediyor, alıyor, babası adına yatırımlar yapıyor, istifliyor, depoluyor, bazan da babasının emriyle sıfırlıyor... Miktarını kimse bilmiyor... Ancak, Bilal Erdoğan'ın sıfırladığı para miktarı 2 milyar 200 milyon liradan fazla...

Tayyip'in 3 evladının yaptıkları yasal değil, haksız kazançtır, hırsızlıktır, suçtur...

ALLAH BELANIZI VERSİN, MÜSLÜMANLARIN YÜZKARALARI…
PİSLİK MAHLUKATLAR…
ALLAH'SIZ, KİTAP'SIZ, İFFETSİZ, NAMUSSUZ, ŞEREFSİZ HIRSIZLAR…

Kenan Akkuş (esrehber)










SAHTEKAR HAKİMLERİN DESTEĞİYLE TAYYİP DİKDATÖR BİLE OLUR

Bu ülkede il ve ilçe seçim kurulu başkanları, hakimlerdir.
Diğer sıfatları yargıçlar…

Bu şahıslar mahkemelerde şühpeli ve mağdur insanlar adına çalışarak suçlulara ceza, mağdurlara beraat kararı verirler.

Kısacası olması gereken adaleti paylaştırırlar.
Mesleğe başlamadan önce de yemin ederler…
Suç işlemezler ve halka örnek olurlar…

İşte bu yeminli hakimler, şimdi Tayyip adına her türlü sahtekarlığı yapmakta, oy çalmakta, yeminlerine ihanet etmekler.

Tayyip adına hırsızlık yapmazlarsa, mesleklerinden atılacaklarını iyi bilirler.

Bu hakimler ne kadar para kazanırlar, düşündünüz mü?

Asli görevi mahkemelerde suçlu şahısları yargılarlar ve TC ceza yasalarını uygularlar.

Bu hizmetleri karşılığında devletten en az 6 bin lira alırlar.

Keşiflere giderek devletten en az 6 bin lira da buradan kazanırlar.

Nöbetçi kalarak en az 4 bin lira da buradan kazanırlar.

Daha bitmedi:

İl ve ilçe seçim kurulu başkanlığı yaparak 6 binlira devletten…

60 bin lira da Tayyip’ten alırlar…

Ne kadar ballı bir meslek değil mi?

Hadi, bu il ve ilçe seçim kurulu başkanı hakimlerin mal varlıklarını bir araştıralım.

Var mısınız?

Böylesine muheteşem bal kaymak varken…
Hakim sıfatlı sayın hırsızlar neden Tayyip’e ihanet etsin, Şırnak’a sürülsün?
Neden işinden olsun?

Bol paraya alışmış çoluğunu, çocuğunu neden rezil kepaze etsin?
Aptal mı bu adamlar?

Yaptıkları hırsızlık, sahtekarlık…

Fakat insanlarımız bu hırsızların önüne çıkarken ceketlerinin önünü ilikler, el pençe divan durur.
Her türlü hakareti yer içer yutar, istifini bozamaz…

Sahtekar bir hırsız tarafından yargılandığı aklının ucundan bile geçmez.

İşte bu vatandaşlarımız sayesinde hırsız Tayyip ve çetesi, yüzde 23 olan oyunu işte böyle yüzde 49 buçuğa çıkarır…

MHP’nin her üç oyundan birinin Tayyip’için çalındığını bilmez.

HDP’nin her dört oyundan birinin Tayyip için çalındığını bilmez.

Chp’nin her beş oyundan birinin Tayyip için çalındığını bilmez.

Seçsiz yazılımından bile haberleri yoktur.

Seçsis ana bilgisayarının Saray’a taşınması bile onları enterese etmez.

Onlar sağılmaya, ezilmeye, dizilmeye, sıra sıra düzülmeye alışmış yaratıklardır.

Şimdi hırsız hakimlerimizin önünde değil, Milliyetçi olmama rağmen, Aziz Nesin’in ismini gördükçe ceketimin düğmesini ilikler oldum.

Kenan Akkuş (esrehber)























ILIMLI İSLAMCI MENDERES İLE YUMUŞAK İSLAMCI TEYYUP

Menderes bir zamanlar Türkiye'yi savaşa sokmuştu...
Türk askerleri gözlerini, bacaklarını, kollarını kaybetmişti...
3500 gazi…
1500 şehit...
Şu meşhur Kore Savaşı...
ABD'nin önayak olduğu, koyun sürüsünü (Türk askerlerini) ön saflarda savaşa soktuğu bir savaştı…
Düşman belliydi: Sovyetler Birliği (bugünkü adıyla Rusya) ve Çin…
Sonuç ne olmuştu: Kuzey Kore (Komünist Kore), Güney Kore...

Gönüllü gittiği söylenen fakat aslında zorla götürülen 5 bin Türk askeri… Silahsızdı…
Güneydoğu’nun, Doğu Anadolu’nun fakir fukara gençleriydi…

Bunları savaşa zorla götüren Menderes de futbolcuydu, Karşıyaka’da…

Savaşın üzerinden 60 sene geçmişti…
Menderes'in kopyası bir kukla sahnedeydi...
Şu tesadüfe bakınız ki bu da futbolcuydu, Kasımpaşa’da oynamıştı.
Adı Teyyup’tu... Lakabı Bakatoğlu (Rumcada anlamı İsyancıoğlu)...
Türkiye'yi savaşa sokmak üzereydi...
Kiraladığı terörist katiller Türkiye Cumhuriyeti adına değil, Tayyip adına savaşıyordu...
Adı: Suriye Savaşı...

Silahlar, her türlü mühimmat Türkiye Cumhuriyeti’nin kasasından karşılanıyordu.
ABD'nin önayak olacağı, koyun sürülerini (Türk askerlerini) ön saflarda savaşa sokacağı bir savaş yakındı…
Düşman yine Rusya’ydı…

Sonuç şimdiden belliydi : Kuzey Suriye (Kürdistan)... Güney Suriye (Baas)

Kore Savaşı'nda Türk askerini telef ettiren Menderes'in akibeti vatana ihanetten asılmak oldu...

Ya Tayyip'in akibeti ne olacaktı?
Asılmak mı? Öldürülmek mi? Göt kanserinden geberip gitmek mi?

Türkiye Cumhuriyeti devleti adına hangi milli menfaatimiz vardı bu savaşta?

Beşar'ın öldürdükleri ve Türkiye’ye sığınan masum halk, Tayyip'in ve bizim kardeşimizdi...

Muhalif denen Çeçen, El Kaide ve Hamas teröristlerinin katlettikleri çocuklar, tecavüz ettikleri kadınlar, kafalarını uçurdukları Iraklılar kardeşimiz değil miydi?

Tayyip'e göre değildi..

Çünkü onlar Aleviydi…

Bakatoğlu Rum Teyyup'un torunu Yahudi Tayyip ve Yahudileşmiş Sünni Muhaliflerin tek derdi işte buydu:

Aleviler öldürülmeli ve Suriye’de bir Sünni İslam Devleti kurulmalıydı…

Fakat Türk Milleti savaş istemiyordu. Çünkü Alevi de, Sünni de Müslümandı ve kardeşti…

Türklere göre Beşar Esad ve Suriye Alevileri değil, iki yüzlü Tayyip ve onun namussuz şerefsiz hırsız çetesi yok edilmeliydi…

İşte o zaman bu dünyaya gerçek barış gelecekti…

Kenan Akkuş (esrehber)




OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ HASAN GÖNEN'E:

ONKOLOJİ BİNASIYLA İLGİLİ İHALE BİLGİ VE BELGELERİNİ AÇIKLA. HODRİ MEYDAN.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder